Randevu Formu

Size uygun bir görüşme planlamak için formu doldurabilirsiniz. Talebiniz incelendikten sonra tarafınıza dönüş sağlanacaktır.

Randevu Pop Up Form

PCOS, PMOS Oldu: PMOS Nedir ve Beslenmesi Nasıl Olmalı?

Polikistik Over Sendromu, uzun yıllardır “PCOS” adıyla biliniyordu. Ancak 2026 yılında yayımlanan küresel bir uzlaşıyla PCOS’un yeni adı PMOS, yani Polyendocrine Metabolic Ovarian Syndrome olarak açıklandı. Türkçeye “Poliendokrin Metabolik Over Sendromu” şeklinde çevrilebilir. Bu isim değişikliği, hastalığın yalnızca yumurtalıklarla veya “kistlerle” ilgili olmadığını aynı zamanda insülin direnci, metabolik sağlık, hormonal denge, cilt bulguları, adet düzensizliği, doğurganlık, ruh sağlığı ve kardiyometabolik risklerle ilişkili çok sistemli bir tablo olduğunu daha doğru anlatır.

Bu değişiklik önemlidir çünkü PCOS ifadesi birçok kişide “yumurtalıkta kist varsa bu hastalık vardır” algısı oluşturuyordu. Oysa bu sendromda herkeste gerçek anlamda kist bulunmayabilir. Aslında ultrason görüntüsünde görülen yapılar çoğu zaman “kist” değil, gelişimi durmuş küçük foliküllerdir. Yeni isim olan PMOS, tabloyu sadece jinekolojik değil, endokrin ve metabolik bir durum olarak ele alır.

Önemli nokta şudur: PMOS sadece adet düzensizliği veya yumurtalık meselesi değildir, kan şekeri, insülin, karaciğer yağlanması, kalp-damar riski, inflamasyon, cilt sağlığı, saç dökülmesi ve psikolojik iyi oluşla bağlantılı metabolik bir sendromdur.

PMOS Nedir?

PMOS nedir

PMOS, eski adıyla PCOS, üreme çağındaki kadınlarda sık görülen endokrin-metabolik bir sendromdur. Genellikle şu bulgularla ilişkilidir:

PMOS BulgusuNe Anlama Gelir?
Adet düzensizliğiYumurtlama düzensizliği veya seyrek yumurtlama olabilir
Androjen yüksekliğiAkne, tüylenme, saç dökülmesi görülebilir
İnsülin direnciKilo alma, tatlı isteği, karın çevresi yağlanması, kan şekeri dalgalanması olabilir
Yumurtalık bulgularıUltrason görüntüsünde çok sayıda küçük folikül görülebilir
Metabolik riskTip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, lipid bozuklukları riski artabilir
Ruhsal etkilerAnksiyete, depresyon ve beden algısı sorunları eşlik edebilir

PMOS yaklaşık 8 kadından 1’ini etkileyen yaygın bir durum olarak bildirilmektedir. Endocrine Society, bu yeni ismin 170 milyondan fazla kişiyi etkileyen bu sendromun metabolik ve hormonal yönünü daha iyi yansıttığını belirtmektedir.

PCOS Neden PMOS Olarak Değiştirildi?

PCOS ad değişikliği PMOS

PCOS ismindeki “polikistik” ifadesi yıllarca yanıltıcı oldu. Çünkü bu sendromda sorun sadece yumurtalıklardaki görüntü değildir. Birçok kişide:

  • Yumurtalıkta “kist” görülmeyebilir.
  • Asıl problem insülin direnci olabilir.
  • Akne, saç dökülmesi, tüylenme gibi androjen belirtileri ön planda olabilir.
  • Kilo normal olsa bile metabolik risk bulunabilir.
  • Adet düzeni bozulmadan da hormonal/metabolik dengesizlik olabilir.

Bu yüzden yeni isimde üç önemli vurgu vardır:

  • Polyendocrine: Birden fazla hormonal sistem etkilenebilir.
  • Metabolic: İnsülin direnci, kan şekeri, yağ metabolizması ve kardiyometabolik risk önemlidir.
  • Ovarian: Yumurtlama ve over fonksiyonları etkilenebilir.

Yani PMOS ismi, hastalığın “sadece yumurtalıkta kist” olmadığını tüm metabolik sistemi ilgilendiren bir hormon ve metabolizma tablosu olduğunu anlatır. The Lancet’te yayımlanan isim değişikliği, 11 yılı aşan küresel tartışma ve hasta/uzman katılımı sonrası açıklanmıştır.

PMOS Belirtileri Nelerdir?

PMOS belirtileri kişiden kişiye çok değişebilir. Bazı kişilerde adet düzensizliği ön plandayken, bazılarında akne, saç dökülmesi, kilo alma veya insülin direnci daha belirgindir.

Sık görülen belirtiler:

BelirtiOlası İlişki
Seyrek adet görmeYumurtlama düzensizliği
Adet gecikmeleriHormonal dengesizlik
AkneAndrojen yüksekliği
Çene, yüz veya vücutta tüylenmeHiperandrojenizm
Saç dökülmesiAndrojen duyarlılığı
Kilo alma veya kilo verememeİnsülin direnci
Tatlı krizleriKan şekeri dalgalanması
Yemek sonrası uyku haliİnsülin-glukoz dengesizliği
Karın çevresi yağlanmasıMetabolik risk
Ciltte koyulaşmaİnsülin direnci bulgusu olabilir
Anksiyete/depresif hisHormonal ve metabolik etkilerle ilişkili olabilir

Önemli nokta: PMOS sadece fazla kilolu kişilerde görülmez. Normal kilolu bireylerde de insülin direnci, androjen yüksekliği ve adet düzensizliği olabilir.

PMOS ve İnsülin Direnci Arasındaki İlişki

PMOS’un en önemli metabolik bileşenlerinden biri insülin direncidir. İnsülin direncinde hücreler insüline yeterince yanıt vermez. Bu durumda pankreas daha fazla insülin salgılar. Yüksek insülin seviyesi yumurtalıklarda androjen üretimini artırabilir ve bu durum akne, tüylenme, saç dökülmesi ve yumurtlama düzensizliğiyle ilişkilidir.

Endocrine Society, PCOS/PMOS’lu kadınlarda insülin duyarlılığının azalabileceğini ve bunun tip 2 diyabet için önemli bir risk faktörü olduğunu belirtmektedir. Ayrıca lipid bozuklukları ve kardiyovasküler risklerin de artabileceği vurgulanmaktadır.

PMOS’ta sadece yumurtalıkları değil, insülini de tedavi planının merkezine almak gerekir. Çünkü insülin direnci düzelmeden hormon dengesi çoğu zaman tam olarak toparlanmaz.

PMOS Beslenmesi Neden Önemlidir?

PMOS’ta beslenme, sadece kilo vermek için değil, insülin duyarlılığını artırmak, androjen seviyelerini dengelemek, inflamasyonu azaltmak, adet döngüsünü desteklemek ve uzun vadede diyabet-kalp hastalığı riskini azaltmak için önemlidir.

2023 Uluslararası PCOS Rehberi, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteyi PMOS/PCOS yönetiminin temel basamağı olarak önerir. Rehbere göre yaşam tarzı yaklaşımı genel sağlık, yaşam kalitesi, vücut kompozisyonu ve kilo yönetimi için tüm PCOS’lu kadınlara önerilmelidir.

PMOS beslenmesinin ana hedefleri şunlardır:

HedefNeden Önemli?
İnsülin duyarlılığını artırmakAndrojen yüksekliği ve kan şekeri dalgalanmalarını azaltabilir
Kan şekeri dengesini korumakTatlı krizleri ve yemek sonrası uyku halini azaltabilir
Kas kütlesini korumakGlukoz kullanımını ve metabolik hızı destekler
İnflamasyonu azaltmakAkne, ödem ve metabolik risklerle ilişkilidir
Bağırsak sağlığını desteklemekKan şekeri, inflamasyon ve hormon metabolizmasıyla bağlantılıdır
Sürdürülebilir kilo yönetimi sağlamak%5–10 kilo kaybı bile bazı kişilerde döngüyü ve insülini iyileştirebilir

PMOS’ta Nasıl Beslenilmeli?

PMOS beslenmesinde tek bir “mucize diyet” yoktur. Uluslararası rehberler, PCOS için herkesin uygulaması gereken tek bir diyet modeli olmadığını ancak sağlıklı beslenme, hareket ve kilo yönetiminin temel olduğunu belirtir.

Buna rağmen bilimsel veriler özellikle şu beslenme yaklaşımlarının faydalı olabileceğini göstermektedir:

  • Düşük glisemik indeksli beslenme
  • Akdeniz tipi anti-inflamatuvar beslenme
  • DASH tipi beslenme
  • Yeterli protein içeren dengeli tabak modeli
  • Liften zengin, rafine karbonhidrattan düşük beslenme
  • Şeker ve işlenmiş gıda tüketiminin azaltılması

2024 tarihli bir network meta-analizde, PCOS’lu kadınlarda DASH diyetinin HOMA-IR ve kilo azaltımı üzerinde kontrol diyetine göre daha etkili bulunduğu bildirilmiştir.

PMOS Beslenmesinde Tabak Modeli

PMOS’ta en pratik yaklaşım, her öğünde kan şekerini dengeleyen tabak modeli kurmaktır.

Tabak Bölümüİçerik
1/2 tabakSebze ve yeşillikler
1/4 tabakProtein: yumurta, balık, tavuk, hindi, et veya iyi tolere edilen kurubaklagiller
1/4 tabakGlutensiz kompleks karbonhidrat: karabuğday, kinoa, basmati pirinç, glutensiz yulaf, patates toleransa göre
Yağ desteğiZeytinyağı, avokado yağı, tahin, chia, keten, kabak çekirdeği, badem/fındık toleransa göre

Bu modelin amacı karbonhidratı tamamen kesmek değil, karbonhidratın kana daha yavaş karışmasını sağlamaktır. Protein, lif ve sağlıklı yağlarla birlikte tüketilen karbonhidratlar kan şekeri dengesini daha iyi destekler.

PMOS’ta Protein Neden Önemlidir?

Protein, PMOS beslenmesinin temelidir. Çünkü protein:

  • Tokluk süresini uzatır.
  • Tatlı krizlerini azaltmaya yardımcı olur.
  • Kas kütlesini korur.
  • Kan şekeri dalgalanmalarını dengeler.
  • Kilo verme sürecinde metabolik hızı destekler.
  • Saç, cilt, tırnak ve bağışıklık için gereklidir.

PMOS’ta özellikle kahvaltının protein içermesi önemlidir. Sadece meyve, sadece kahve veya sadece glutensiz ekmekle yapılan kahvaltılar gün içinde tatlı isteğini ve açlık dalgalanmalarını artırabilir.

Örnek protein kaynakları:

Protein KaynağıKullanım Önerisi
YumurtaTolerans varsa kahvaltıda güçlü bir seçenektir
BalıkOmega-3 desteğiyle anti-inflamatuvar avantaj sağlar
Tavuk/hindiYağsız protein kaynağıdır
Kırmızı etB12, demir, çinko sağlar, porsiyon kontrollü kullanılabilir
KurubaklagillerGaz yoksa iyi lif ve protein kaynağıdır
Kabak çekirdeği/chia/ketenProtein, mineral ve lif desteği sağlar

Senin genel yaklaşımına uygun olarak, öneriler glutensiz ve süt ürünsüz kurgulanabilir. Süt ürünleri bazı kişilerde akne, inflamasyon, şişkinlik veya insülin yanıtı açısından kişisel toleransa göre değerlendirilmelidir.

PMOS’ta Karbonhidrat Tüketimi Nasıl Olmalı?

PMOS'ta karbonhidrat tüketimi

PMOS’ta karbonhidrat tamamen kesilmek zorunda değildir. Önemli olan karbonhidratın türü, porsiyonu, öğündeki kombinasyonu ve kişinin insülin yanıtıdır.

Dikkat edilmesi gereken karbonhidratlar:

Daha Uygun SeçeneklerSınırlandırılması Gerekenler
KarabuğdayBeyaz ekmek
KinoaHamur işleri
Glutensiz yulafŞekerli gevrekler
Basmati pirinçTatlılar
Sebze kaynaklı karbonhidratlarMeyve suları
Patates/soğutulmuş patates toleransa görePaketli glutensiz ürünler
Kurubaklagiller toleransa göreŞekerli kahveler

Çarpıcı nokta: Glutensiz ürün her zaman PMOS dostu değildir. Bir ürün glutensiz olabilir ama yüksek nişasta, düşük lif ve yüksek glisemik yük içerebilir. Bu nedenle PMOS’ta paketli glutensiz ürünler yerine doğal glutensiz kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

Düşük glisemik indeksli beslenme, PCOS’ta insülin duyarlılığı ve glukoz kontrolü açısından öne çıkan yaklaşımlardan biridir. 2025 tarihli bir değerlendirme, glisemik indeks ve glukoz kontrolünün PCOS yönetiminde önemli olduğunu vurgulamaktadır.

PMOS’ta Lif Neden Önemlidir?

PMOS'ta lifli beslenme

Lif, PMOS beslenmesinde kan şekeri dengesini, bağırsak sağlığını ve tokluk hissini destekler. Lifli besinler karbonhidratların kana daha yavaş karışmasına yardımcı olur. Bu da insülin dalgalanmalarını azaltabilir.

Lif kaynakları:

  • Sebzeler: Kabak, havuç, taze fasulye, ıspanak, semizotu, roka, salatalık
  • Meyveler: Yaban mersini, kivi, nar, portakal, mandalina
  • Glutensiz tahıllar: Karabuğday, kinoa, glutensiz yulaf
  • Tohumlar: Chia, keten tohumu, kabak çekirdeği
  • Kurubaklagiller: Mercimek, nohut, maş fasulyesi, gaz yoksa

Gaz ve şişkinlik sorunu varsa lif bir anda artırılmamalıdır. Çiğ sebzeler yerine pişmiş sebzeler, küçük porsiyonlar ve iyi çiğneme tercih edilmelidir. Kurubaklagiller gaz yapıyorsa süreçte zorlanmamalıdır. Gaz sorunu yoksa 48 saat suda bekletme veya filizlendirme yöntemiyle denenebilir.

PMOS’ta Yağ Tüketimi Nasıl Olmalı?

sağlıklı yağ tüketimi

PMOS’ta yağ kalitesi çok önemlidir. Trans yağlar, kızartmalar ve ultra işlenmiş yağlı ürünler inflamasyonu artırabilir. Buna karşılık zeytinyağı, yağlı balık, ceviz, badem, chia, keten tohumu ve avokado yağı gibi kaliteli yağlar anti-inflamatuvar beslenme modelinin parçası olabilir.

Akdeniz tipi beslenmenin PCOS özellikleri, özellikle insülin direnci ve hiperandrojenemi ile ters ilişkili olabileceği bildirilmiştir. Bu etkinin polifenoller, karotenoidler ve omega-3 yağ asitleri gibi anti-inflamatuvar bileşiklerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

Ancak yağ tüketiminde porsiyon kontrolü gereklidir. Fazla yağ tüketimi, özellikle kilo yönetimi hedefi olan kişilerde enerji fazlası oluşturabilir.

PMOS’ta Hangi Besinlerden Kaçınılmalı?

PMOS'ta zararlı besinler

PMOS’ta amaç yasak listesi oluşturmak değil, insülin direncini ve inflamasyonu artırabilecek besinleri azaltmaktır.

  • Şekerli içecekler: Kan şekerini hızlı yükseltir.
  • Tatlılar ve rafine şeker: İnsülin dalgalanmasını artırabilir.
  • Beyaz unlu ürünler: Glisemik yükü artırır.
  • Paketli glutensiz ürünler: Nişasta ve katkı içeriği yüksek olabilir.
  • Kızartmalar: İnflamasyonu ve kalori yükünü artırabilir.
  • Trans yağlar: Kardiyometabolik riski artırabilir.
  • İşlenmiş etler: Sodyum ve katkı yükü fazladır.
  • Alkol: Karaciğer ve kan şekeri dengesini zorlayabilir.
  • Şekerli kahveler: Gizli şeker ve kalori kaynağıdır.
  • Sürekli atıştırma: İnsülinin sık yükselmesine neden olabilir.

Özellikle PMOS’ta “az yiyorum ama kilo veremiyorum” şikayetinin arkasında bazen düzensiz öğün, düşük protein, yüksek stres, yetersiz uyku, hareketsizlik ve paketli atıştırmalıklar olabilir.

PMOS’ta Örnek Günlük Beslenme Planı

Aşağıdaki örnek genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişinin kan değerleri, kilosu, aktivite düzeyi, adet düzeni, insülin direnci, akne/tüylenme durumu, bağırsak şikayetleri ve hedeflerine göre kişiselleştirilmelidir.

ÖğünÖrnek Menü
Kahvaltı2 yumurtalı sebzeli omlet + roka/salatalık + 1 dilim glutensiz karabuğday ekmeği
Alternatif kahvaltıHindi/tavuk protein tabağı + zeytinyağlı yeşillik + karabuğday patlağı
Ara öğünYaban mersini + tahin veya badem/fındık
ÖğleIzgara balık/tavuk/hindi + zeytinyağlı sebze + 3–4 yemek kaşığı kinoa/karabuğday
Ara öğünSade maden suyu + glutensiz tohum kraker
AkşamEt/tavuk/balık + pişmiş sebze + zeytinyağı
Tatlı isteği olursaÖnce ana öğündeki protein yeterliliği kontrol edilmeli; protein eksikliği yoksa muz + tahin küçük porsiyonla değerlendirilebilir

PMOS’ta tatlı ihtiyacı varsa ilk soru şu olmalıdır: Gün içinde yeterli protein aldım mı? Çünkü yetersiz protein, gün içinde kan şekeri dalgalanmalarını ve tatlı krizlerini artırabilir.

PMOS’ta Kahvaltı Nasıl Olmalı?

PMOS’ta kahvaltı kan şekeri dengesi açısından önemli olabilir. Kahvaltıda sadece meyve, sadece kahve, sadece glutensiz ekmek veya sadece yulaf tüketmek bazı kişilerde gün içinde daha fazla açlık ve tatlı isteği yaratabilir.

Daha iyi kahvaltı modeli:

Kahvaltı BileşeniÖrnek
ProteinYumurta, hindi, tavuk, balık, iyi tolere edilen baklagil ezmesi
LifYeşillik, sebze, chia/keten tohumu
Sağlıklı yağZeytinyağı, tahin, avokado yağı, kabak çekirdeği
Kontrollü karbonhidratKarabuğday ekmeği, glutensiz yulaf, kinoa, karabuğday patlağı

PMOS’ta kahvaltı “tatlı kahvaltı” şeklindeyse kan şekeri daha hızlı dalgalanabilir. Bu nedenle proteinli ve tuzlu kahvaltı birçok kişide daha iyi tokluk sağlayabilir.

PMOS ve Kilo Yönetimi

PMOS’ta kilo yönetimi önemlidir ancak herkesin kilo vermesi gerekmez. Normal kilolu PMOS hastalarında da insülin direnci ve hormonal sorunlar olabilir. Fazla kilolu bireylerde ise %5-10 arası kilo kaybı bile adet düzeni, yumurtlama ve metabolik göstergelerde iyileşme sağlayabilir.

Ancak hızlı ve çok düşük kalorili diyetler PMOS’ta uzun vadede sürdürülebilir değildir. Kas kaybı, metabolik yavaşlama, tatlı krizleri ve yeme atakları gelişebilir. Bu nedenle hedef sadece tartı düşüşü değil, bel çevresinin azalması, kas kütlesinin korunması, kan şekeri dengesinin sağlanması ve adet döngüsünün desteklenmesidir.

PMOS’ta Egzersiz ve Kas Kütlesi Neden Önemlidir?

PMOS için egzersiz

Beslenme kadar egzersiz de PMOS yönetiminin temelidir. Çünkü kas dokusu glukozu kullanan en önemli metabolik dokulardan biridir. Kas kütlesi arttıkça vücudun glukozu kullanma kapasitesi desteklenebilir.

2024 tarihli egzersiz değerlendirmesinde, PCOS’lu bireylerin haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta veya 75-150 dakika yüksek yoğunlukta aerobik aktivite hedeflemesi ayrıca haftada iki gün kas güçlendirici egzersiz yapması önerilmektedir.

PMOS için en iyi egzersiz kombinasyonu:

  • Yürüyüş: Kan şekeri yönetimini destekler.
  • Direnç egzersizi: Kas kütlesini ve insülin duyarlılığını destekler.
  • Pilates/yoga: Stres yönetimi ve beden farkındalığı sağlar.
  • Yüzme: Kardiyovasküler dayanıklılığı artırır.
  • HIIT: Uygun kişilerde insülin duyarlılığını artırabilir.

En pratik öneri: Ana öğünlerden sonra 10-15 dakikalık yürüyüş, tokluk kan şekeri yanıtını yönetmek için etkili bir alışkanlık olabilir.

PMOS’ta Sık Yapılan Beslenme Hataları

PMOS yönetiminde sık yapılan hatalar şunlardır:

HataNeden Sorun Olur?
Sadece kilo vermeye odaklanmakİnsülin, kas, inflamasyon ve hormon dengesi gözden kaçar
Karbonhidratı tamamen kesmekSürdürülebilir olmayabilir, ataklara yol açabilir
Protein yetersizliğiTatlı isteği ve kas kaybı artabilir
Glutensiz paketli ürünleri fazla tüketmekGlisemik yük yüksek olabilir
Süt ürünlerini kontrolsüz kullanmakBazı kişilerde akne/şişkinlik tetikleyebilir
Uzun açlıklar yapmakAkşam aşırı yeme ve kan şekeri dalgalanması oluşturabilir
Sadece kardiyo yapmakKas kütlesi yeterince desteklenmez
Uyku ve stresi ihmal etmekKortizol ve insülin dengesi etkilenebilir
Takviyeleri beslenmenin yerine koymakTemel beslenme düzelmeden etki sınırlı kalır

Not: PMOS’ta en büyük hata, problemi sadece yumurtalıkta aramaktır. Bu tabloyu bağırsak, insülin, kas, karaciğer, stres ve uyku ile birlikte değerlendirmek gerekir.

PMOS’ta Takviyeler Gerekli mi?

PMOS için takviyeler

PMOS’ta bazı takviyeler hekim/diyetisyen kontrolünde değerlendirilebilir. Ancak takviye kullanımı kişisel kan değerlerine, ilaç kullanımına, gebelik planına, insülin direncine ve şikayetlere göre planlanmalıdır.

Sık değerlendirilen destekler:

TakviyeNeden Değerlendirilebilir?
D vitaminiEksiklik PMOS’ta sık görülebilir
Omega-3İnflamasyon ve trigliserit yönetiminde destek olabilir
Magnezyumİnsülin duyarlılığı, uyku ve PMS desteği için değerlendirilebilir
İnositolİnsülin sinyali ve ovulasyon desteği için çalışılmıştır
Berberinİnsülin direnci için araştırılan bitkisel bileşenlerden biridir
N-asetil sisteinOksidatif stres ve metabolik parametreler için incelenmiştir

Ancak her PMOS hastasına aynı takviye verilmez. Özellikle gebelik planı, ilaç kullanımı, tiroid hastalığı, karaciğer/böbrek durumu ve kan şekeri ilaçları varsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir.

PMOS Beslenmesinde Özet Strateji

PMOS’ta en etkili beslenme yaklaşımı şu 8 temel üzerine kurulabilir:

  1. Her öğünde yeterli protein alın.
  2. Karbonhidratı tamamen kesmeyin, doğru tür ve porsiyonu seçin.
  3. Glisemik yükü düşük, lifli karbonhidratları tercih edin.
  4. Zeytinyağı, tohumlar ve omega-3 kaynaklarıyla sağlıklı yağ kalitesini artırın.
  5. Paketli, şekerli ve ultra işlenmiş ürünleri azaltın.
  6. Tatlı krizlerinde önce protein yetersizliğini sorgulayın.
  7. Ana öğünlerden sonra kısa yürüyüş ekleyin.
  8. Kas kütlesini korumak için haftada en az 2 gün direnç egzersizi yapın.

PMOS yönetimi yalnızca adet düzenlemek veya kilo vermek değildir. Amaç insülini dengelemek, inflamasyonu azaltmak, hormonları desteklemek, kas kütlesini korumak, bağırsak sağlığını iyileştirmek ve uzun vadeli metabolik riski azaltmaktır.

Doğru beslenme yaklaşımı kişiye özeldir. Hedeflerinize uygun diyet programları hakkında bilgi almak ve uzman desteği almak için iletişim formunu doldurabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

PCOS gerçekten PMOS mu oldu?

Evet. 2026 yılında açıklanan küresel uzlaşıyla PCOS’un yeni adı PMOS: Polyendocrine Metabolic Ovarian Syndrome olarak duyuruldu. Bu değişiklik, hastalığın sadece yumurtalık kistleriyle ilgili olmadığını hormonal, metabolik ve yumurtalık fonksiyonlarını birlikte etkileyen çok sistemli bir tablo olduğunu vurgulamak için yapıldı.

PMOS kilo aldırır mı?

PMOS bazı kişilerde insülin direnci, iştah dalgalanmaları, tatlı krizleri ve karın çevresi yağlanmasıyla ilişkili olabilir. Ancak PMOS herkeste kilo artışı yapmaz. Normal kilolu kişilerde de PMOS görülebilir. Bu nedenle sadece kiloya bakmak yerine bel çevresi, insülin, glukoz, lipid profili, adet düzeni ve androjen bulguları birlikte değerlendirilmelidir.

PMOS’ta karbonhidrat tamamen kesilmeli mi?

Hayır. Karbonhidratı tamamen kesmek herkes için gerekli değildir ve uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir. Önemli olan rafine karbonhidratları azaltmak, düşük glisemik indeksli ve lifli karbonhidratları seçmek, porsiyonu kontrol etmek ve karbonhidratı protein-yağ-lif ile birlikte tüketmektir.

PMOS’ta süt ürünleri tüketilir mi?

Bu kişiye göre değişir. Bazı kişiler süt ürünlerini tolere edebilirken, bazı kişilerde akne, şişkinlik, bağırsak şikayetleri veya inflamatuvar yakınmalar artabilir. Eliminasyon veya kişisel tolerans değerlendirmesi yapılacaksa bu süreç uzman kontrolünde planlanmalıdır. 

PMOS’ta kahve içilir mi?

Kahve kişisel toleransa göre değişir. Uykuyu bozuyor, çarpıntı yapıyor, kaygıyı artırıyor veya aç karnına içildiğinde kan şekeri dengesini etkiliyorsa azaltılmalıdır. PMOS’ta kahve şekersiz ve sütsüz tüketilmeli, şekerli kahveler, aromalı şuruplar ve tatlandırıcılı içecekler sınırlandırılmalıdır.

PMOS beslenmesiyle adet düzeni düzelir mi?

Bazı kişilerde insülin direncinin azalması, kilo yönetimi, yeterli protein alımı, düzenli egzersiz, uyku ve stres yönetimi adet döngüsünü olumlu etkileyebilir. Ancak adet düzensizliği tek başına beslenmeyle açıklanmaz, tiroid, prolaktin, hipotalamik amenore, yumurtalık rezervi ve diğer hormonal nedenler de değerlendirilmelidir.

PMOS’ta en önemli beslenme kuralı nedir?

En önemli kural: Her öğünde kan şekeri dengesini kurmaktır. Bunun için tabakta protein, lif, sağlıklı yağ ve kontrollü karbonhidrat birlikte olmalıdır. PMOS’ta sadece az yemek değil, doğru kombinasyonla yemek önemlidir.

Randevu Oluşturun

Formu doldurarak randevu talebinizi iletebilir, detaylar için tarafınıza dönüş sağlanmasını bekleyebilirsiniz.

Randevu Pop Up Form

Call Now Button